

Bilimsel bilgi, çağın değişen ihtiyaçlarını anlama, yorumlama ve geleceğe ilişkin yeni düşünme biçimleri geliştirme çabasının en önemli araçlarından biridir. Disiplinler arası bakış açısının giderek daha fazla önem kazandığı günümüzde; sanat, tasarım, teknoloji, mühendislik, sosyal bilimler, kültür araştırmaları, bankacılık, kent çalışmaları ve sürdürülebilirlik gibi farklı alanların aynı düşünsel zeminde buluşması, akademik üretime zenginlik kazandırmaktadır. Sosyal beşeri ve idari bilimler alanında akademik çalışmaları içeren bu kitap, söz konusu çeşitliliği merkeze alarak farklı disiplinlerden araştırmaları bir araya getirmekte ve güncel bilimsel tartışmalara çok yönlü katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Kitapta yer alan çalışmalar, geniş bir konu yelpazesi içerisinde hem geçmişin birikimini hem de günümüzün dönüşen dinamiklerini ele almaktadır. Charles James’in moda tarihine yön veren tasarım anlayışından Lanvin etkisinin moda illüstrasyonlarındaki yansımalarına, sürdürülebilir moda tasarımı kapsamında denim giysiler üzerine geliştirilen yenilikçi yaklaşımlardan akıllı kentlerde rekreasyonel ve turistik mobilite deneyimlerine kadar uzanan bölümler, tasarım ve kullanıcı deneyimi ekseninde dikkat çekici değerlendirmeler sunmaktadır.
Teknolojik dönüşümün toplumsal, ekonomik ve sektörel alanlardaki etkileri de kitabın önemli odak noktalarından birini oluşturmaktadır. Taşımacılık faaliyetlerinde yapay zekâ uygulamalarının bibliyometrik ve içerik analiziyle incelenmesi, dijital bankacılığın Türkiye’de yeşil bankacılık üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi ve kurumsal sorumluluk çerçevesinde bankalarda sosyal sürdürülebilirlik uygulamalarının ele alınması, çağdaş iş dünyasında teknoloji, çevre ve sorumluluk kavramlarının nasıl iç içe geçtiğini göstermektedir.
Diğer yandan kitap, tarihsel ve kültürel mirasa ilişkin önemli araştırmalara da yer vermektedir. Antik taş kemer köprülerde konstrüksiyon konusunu inceleyen çalışmalar, mühendislik tarihinin kalıcı yapısal çözümlerini günümüz perspektifiyle yeniden değerlendirmektedir. Halk kültüründe su algısını kutsallık, şifa, arınma ve dönüşüm kavramları üzerinden ele alan bölüm ise kültürel belleğin sembolik dünyasına ışık tutmaktadır. Küçük şehirlerde çocukluk, suç ve toplumsal dışlanma üzerine adli dosyalar temelinde gerçekleştirilen sosyolojik inceleme ise toplumsal yapının kırılgan alanlarına dikkat çekerek sosyal bilimler açısından önemli bir tartışma zemini oluşturmaktadır.
Bu eser, farklı disiplinlerde üretilmiş çalışmaların yalnızca bir araya getirildiği bir derleme olmanın ötesinde, çağımızın temel meselelerini çok boyutlu biçimde düşünmeye davet eden akademik bir katkı niteliği taşımaktadır. Kitapta yer alan bölümler; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, kültürel miras, sosyal sorumluluk, toplumsal dışlanma, tasarım tarihi, kent deneyimi ve teknolojik yenilik gibi başlıklar etrafında ortak bir düşünsel çerçeve kurmaktadır. Böylece okuyucuya hem alanlara özgü derinlikli analizler hem de disiplinler arası bağlantılar sunulmaktadır.